Login Form

Istatistikler

Gebruikers
209
Artikelen
1617
Weblinks
9
Artikelen bekeken hits
703925

Cemaatle namaz hakkında bir hadis

Ebu'd-Derda (ra) anlatıyor: "Resûlullah (sav) buyurdu ki:

"Köyde olsun, kırda olsun üç kişi olur da orada cemaatle namaz kılınmazsa, şeytan onlara galebe çalmış demektir. Size cemaatle namaz kılmanızı tavsiye ederim." (Ebu Davud, Salat/47, (547). Nesai, İmamet/48)

Hediyeleşmenin güzelliği hakkında bir hadis

Ebu Hureyre (ra) anlatıyor: "Resülullah (sav) buyurdu ki:

"Hediyeleşin, zira hediye, kalpteki kuşkuları giderir. Komşu kadın, komşusu kadından gelen (hediyeyi) hakir görmesin, bir koyun paçası olsa bile." (Tirmizî, Vela ve'l-Hibe/6, (2131).)

Allah'ın cennetlikler için çok nimetler hazıladığı hakkında bir hadis

Ebu Hureyre (ra) anlatıyor: "Resûlullah (sav) buyurdu ki:

"Allah Teâla hazretleri ferman etti ki: "Ben Azimu'ş-Şân, salih kullarım için gözlerin görmediği, kulakların işitmediği ve insanın hayal ve hatırından hiç geçmeyen nimetler hazırladım." Ebu Hureyre ilaveten dedi ki:

"Dilerseniz şu ayet-i kerimeyi okuyun. (Mealen): "Yaptıklarına karşılık Allah katında onlar için göz aydınlığı olacak ne mükâfaatların saklandığını kimse bilemez" (Secde 33/17). (Buhari, Bed'ü'l-Halk/8, Tefsir-Secde/1, Tevhid/35. Müslim, Cennet/2, (2824). Tirmizi, Tefsir, (3195).)

Günün hadisi 27.06.2013

Hz. Enes (ra) anlatıyor: "Resülullah (sav) şu duayı çok yapardı:

"Ey kalbleri çeviren Allahım! Kalbimi dinin üzerine sâbit kıl!" Ben (bir gün kendisine):

"Ey Allah'ın resûlü! Biz sana ve senin getirdiklerine inandık. Sen bizim hakkımızda korkuyor musun?" dedim. Bana şöyle cevap verdi: "Evet! Kalpler, Rahmân'ın iki parmağı arasındadır. Onları istediği gibi çevirir." (Tirmizi, Kader/7, (2141).)

İman ve istikamet hakkında bir hadis

Süfyan İbnu Abdillah (ra) anlatıyor: "Ey Allah'ın Resûlü dedim, uyacağım bir amel tavsiye et bana!" şu cevabı verdi:

"Rabbim Allah'tır de, sonra doğru ol!"

"Ey Allah'ın Resûlü dedim tekrar. Benim hakkımda en çok korktuğunuz şey nedir?" Eliyle dilini tutup sonra: "İşte şu!" buyurdu." (Tirmizi,  Zühd/61, (2412).)