Login Form

Istatistikler

Gebruikers
100
Artikelen
1569
Weblinks
9
Artikelen bekeken hits
564419

BAYRAM ve HÜZÜN

Bayram geldi.

Hoş sefa geldiğini söylüyorlar.

Sevinciyle, neşesiyle, güleryüzüyle; yani kendi havasıyla geldi. 

Evlere konuk oldu. En değerli misafir gibi karşılandı. Şimdi en baş köşe onundur. Gönüllerin en güzel yeri sadece ona ayrıldı.

O yaşlıların yüreğine geldi. Gençlerin yüreğine geldi. 

Lees meer...

BEN KENT DEĞİLİM Kİ

Kent bir ışık yumağı gibi görünüyordu. Bütün ışıklar oynuyor ve kıvılcımlar kelebekler gibi sağa sola uçuşuyordu.

Kimi ışık hüzmeleri de denize doğru yayılıp uzuyordu. Sonra da birdenbire kayboluyorlardı.

Uzaktan taşıtların ışıkları görülüyor, derinden derine sesleri geliyordu. Taşıtların uzaktan gelen seslerini saymazsak etraf sessizdi. Öyle ki ağustos böceklerinin sesini duymak bile mümkündü.

Lees meer...

BİTİŞE DOĞRU

“Size hiç yazmasam daha iyi olurdu. Hakkımdaki umutsuzluğu hiç bozmamalıydım. Günün birinde ortaya çıkabileceğime dair beklentilerinizi hiç değiştirmemeliydim. Hayal ettiğiniz gibi kalmalıydım.

Fakat eserinizi tanımanızı istiyorum. Hangi hatayı işlediğinizi size hatırlatmak istiyorum. İster kabul edin, ister etmeyin. İsterseniz başkalarını suçlayın. Sebepler deyin, el’âlem deyin, kötü düzen deyin, kötü çevre deyin, kahrolsun kör şeytan deyin; farketmez.

Lees meer...

ELVEDA SEVGİLİ ARKADAŞIM

O gün çok erken uyandım.

İçimde garip bir his vardı. Rüya mı gördüm, hatırlamıyorum. Gördüğüm rüyaları fazla hatırlamadığım gibi, rüyalardan da pek etkilenmem. Ne anlatmasını severim, ne de anlatılmasını.

Bazıları rüyada bazı şeylere denk geldiğini söylerler. Bazıları olacakları rüyada sezebiliyormuş. Bilmiyorum, olabilir. Olabileceğine bir itirazım yok. Ben kendim için söylüyorum. Kendi rüyalarımdan pek etkilenmem diyorum.

Lees meer...

GÜLİSTAN, SANA NE OLDU

 

Karlar tam erimemişti henüz.

Ama yamaçlar göz göz olmuştu. Beyaz taçlı başa gelinlik giymiş gibi süslü görünen kar örtüsü, yer yer eriyen karlarla yamalı bir gelinliğe dönmüştü.

Böyle havalarda serçeler daldan dala köşe kapmaca oynarlar, evlerin önlerinde, ya da düz damlarda yiyecek ararlardı. Başka kuş görünmezdi orada. Gökyüzü alacalı bir bulutla kaplı, Güneş cansız olurdu. Tepeler sessiz ve korkulu idi. Kış yalnızlığı oralarda daha fazla  hissedilirdi.

Lees meer...

GÜNEŞİN DOĞUŞUNU SEYRETMEK İSTİYORUM

Bir akşamüstü idi.

Güneş batı ufkuna yaklaşmıştı.

Ağaçların gölgesi neredeyse kaybolmak üzereydi.

Cabbi İbrahim evin az ilerisindeki bahçeden yeni dönmüştü. Babası kapının önünde hasır iskemlenin üzerinde oturmuş, batı ufkuna bakıyordu. İleride ağaçların arasından köyün bir kaç evi görünüyordu. Çevre sanki ıssızdı. Ortalıkta kimse yoktu.

Lees meer...