Login Form

Istatistikler

Gebruikers
106
Artikelen
1570
Weblinks
9
Artikelen bekeken hits
567873

POLİSE CEZA KESEN ADAM

Sigmaringen’de Veli Ozel Amca anlatmıştı:

1978 yılında Hamburg’ta oturan amacaoğlu Mehmed’i ziyarete gittim. Hanımı ve çocukları arabaya attım ve yola koyuldum. 800 km.lik yolu katettikten sonra Hamburg’a vardım.

Amcaoğlu evinin adresini verdiği gibi evi nasıl bulacağımı da tarif etmişti. İşte bilmem kaç numaralı otobandan gelirsin, şu numaralı çıkıştan çıkarsın, şöyle bir yeri geçince sağda blok apartmanlar görürsün. Oraya varırsan evi kolaylıkla  bulursun demişti. Sabah erkenden gün ışırken Hamburg’a vardım. Denilen otobandan gittim ve verilen çıkıştan çıktım, tam da amcaoğlunun tarif ettiği apartmanları gördüm. Evin orada olduğundan eminim ama bir de baktım ki o apartmanlara giden yola çıkış yok. Neredyse apartmaları arkada bıracakacağım ama hala bir çıkış bulamadım. Hanıma dedim ki,

-Bu apartmaları kaybedersek bir daha bulmamız zor olur. Ne yapalım?

Böyle derken bir çıkış gördüm ama girilmez yasağı vardı. Ama ben yasağa aldırmadan o yola girdim. Epey ilerledikten sonra baktım ki önüme demir parmaklılar çıktı. Hayda, öteye yol yok. Ne  yapacaktım? Apartmanlar tam karşımda ama aramızda demir parmaklıklar var. Geç geçebilirsen öteye?

Hanıma dedim ki:

-Siz biraz arabada oturun, ben şöyle bir bakayım, parmaklıklardan öteye geçilebilir mi? Ya da adresi bulabilir miyim? Amcaoğlu gelsin bizi alsın.

Parmaklıkları geçtim. Zaten apartmanlar da hemen oradan başlıyordu. Evin numarası 2 idi. İlk apartmanda 2 numaralı evi buldum ama, üzerinde başka bir isim vardı. Çaresiz öbür apartmana gittim. Orada da iki numara vardı, ama başka birisine aitti. Böylece bir kaç apartmanın isim listesine baktım. Ama amcaoğlunun adını bulamadım. Meğer orada bir kaç sokak ve pek çok 2 numara varmış.

Çaresiz geri döndüm ve arabanın yanına geldim. Geldim ki arabanın yanında iki tane polis. Şu işe bak, şimdi bir de polislerle uğraş... Yanlarına gelice iyi günler dedim. Onlar da iyi günler deyip selam verdiler Sonra da:

-Soför sen misin?

-Evet benim.

-Ehliyetini ve arabanın kağıtlarını görebilir miyiz? Tabii dedim ve çıkarıp verdim. Ehliyeti ve kağıtları inceledikten sonra:

-Buraya nasıl girdin?

-Oradan girdim dedim.

-Girilmez levhasını görmedin mi?

-Gördüm. Polisler şaşkın bir şekilde:

-Gördün de niye girdin?

-Ben uzak yerden geliyorum, aradığım adres bu bloklarda. Eğer uzaklaşırsam bir daha bu blokları bulamam korkusuyla bulduğum ilk çıkıştan çıktım, yol beni buraya kadar getirdi. Meğer burası da kapalı imiş. Nereden bileyim?

Polisin biri hemen ceza yazmaya davrandı. Ben hemen müdahale ettim:

-Ceza yazamazsınız dedim. Adam:

-Nasıl yazamam, girilmez yere girdin ve bunun cezası da şu kadar marktır.

-Bu doğru, ancak ben buranın yabancısıyım. Çok uzak yoldan geliyorum. 800 km yol yaptım, yorgunum ve çevreyi de bilmiyorum. Aradığım ev işte şu bloklarda. Ana yoldan biraz daha gitseydim bu apartmanlardan uzaklaşacaktım. Belki de tekrar bulmakta zorluk çekecektim. Dolaysıyla en yakın çıkıştan çıkmak zorunda kaldım. Çünkü buraya en yakın çıkışın neresi olduğunu bilmiyorum. Benim gibi buranın yabancısı biri mazur sayılmalı.

Israr ettim. Hatta haksızlığa uğradığımı bu yüzden avukatımla da görüşebileceğimi ekledim. Birisi ötekine dedi ki:

-Madem durum böyle, adam mazur sayılır. Ceza yazmayalım, bırakalım gitsin. Öteki de olıur dedi. Böylece cezadan yırttım. Ancak ben yakalarını hemen bırakmadım. Dedim ki:

-Yok öyle, beni burada bırakıp gidemezsiniz. Beni bu adrese kadar götürmelisiniz. Ben bu adresi bulamam, kaybolmaktan ve yine böyle girilmez yerlere girmekten korkuyorum. Polisler:

-Olur böyle şeyler. Seni adrese götürmek bizim işimiz değil dedilerse de:

-Hayır beni bu adrese götürmeden sizin yakanızı bırakmam dedim.

Çaresiz kabul ettiler. Bizi takip et dediler. Onlar önden ben arkadan oradan geriye döndük. Asıl çıkıştan mahalleye vardık ve adresi bulduk. Arabadan indik ben zile bastım. Amcaoğlu dışarı çıktı. Polis bana:

-Aradığın adam bu mu dedi. Ben de

-Evet bu dedim. Tamam mı, tamam dercesine başını salladı. Polislere teşekkür ettim. Gittiler.

Hoş beşten sonra amcaoğluna olanları anlattım. İster istemez güldü.

17.1.1999

Sigmaringen/Almanya