Login Form

Istatistikler

Gebruikers
102
Artikelen
1569
Weblinks
9
Artikelen bekeken hits
565855

MUSTAFA KEMAL’İN NAMAZ KILDIĞI CAMİİ

Ömer Albayrak anlatmıştı:

Bundan bir kaç sene önce izine gittim.. İzinde şura-bura dolaşmaktan ziyade edebiyat ve dergi çevrelerine takılmaktan hoşlanırım. Bir arada Kayseri’de Erciyes diye bir dergi yayınlanıyordu. Oraya uğradım. Öteden beriden sohbet ederken, söz Selçuklulardan kaldığı sanılan küçük bir camiiye geldi.

Altmışlı yıllara doğru Kayseri’de bir ev Mustafa Kemal’in kaldığı ev olarak kabul edilmiş ve o evin müze yapılması kararlaştırılmış. Mustafa Kemal bir yurt gezisi sırasında Kayseriye bir gece uğramış. Akşamdan gelmiş, o evde gecelemiş ve sabahtan da oradan ayrılmış.

Yetkililer evi restore etmişler, çevresini düzenlemişler, hizmete hale getirmişler. Ama evin yanındaki eski bir mescidin varlığı, istenilen çevre düzenlemesine uygun düşmüyormuş. Hatta müzelik evin görüntüsünü de bozuyormuş. Bunun için yıkılmasının uygun olacağı sonucuna verilmiş ve yıkmaya karar vermişler.

Bunu duyan vatandaşlar, öteye beriye başvurmuşlarse da sonuç çıkmamış. Göz göre göre bin yıllık bir âbide, kiymet bilmezler eliyle yıkıldı, yıkılacak. Elden bir şey gelmiyor. Yıkıma karar verenlerin arkasi kuvvetli. O zamanlar, camilere kim sahiplik edecek k? Hele yıllarca camiilere karşı hasımlık yapıldıktan sonra.

Camiin yıkılacağından ızdırap duyanlar bir araya geliyorlar, görüşüyorlar, ama bir şey yapamıyorlar.

Bir gün Camiin kapısında oturup karar kara düşünürlerken yaşlı bir köylü gelmiş, selâm vermiş. Hal ve hatır sorma faslından sonra demiş ki, “Yahu sizde bir hal var, niçin üzgünsünüz?” Adamlar da durumu olduğu gibi  anlatmışlar.

O köylü de demiş ki:

-Esef etmeyin,  onun da bir çaresi vardır. Demişler ki:

-Nasıl? Adam demiş ki:

-Yahu, bu eve gelip misafir olan Mustafa Kemal, niçin bu camiide namaz kılmış olmasın, düşünsenize. Adamlar:

-İyi de Mustafa Kemal’in namazla ne işi var?

Köylü de demiş ki,

-Siz böyle deyin bakalım, Mustafa kemal’in namaz kılmadığını hangi babayiğit açıkça söyleyebilecek.

İyi bir fikir.

Adamlar meseleyi anlamışlar ve hemen orada söz birliği edip, camiiyi yıkımdan kurtarmak için ortalığa bir şayia yaymaya karar vermişler.

Ertesi sabah namaza gelenler arasında fısıldamışlar,

-Söylendiğine göre Mustafa Kemal, Kayseri ziyareti esnasında bu camiide namaz kılmış.

Bu söz kulaktan kulağa hemen yayılmış. Bir kaç gün sonra mahalli bir gazete bir başlık:

Atatürk’ün namaz kıldığı camii yıkılmak isteniyor.

Yetkililer hemen olaya el koyuyorlar ve araştırmaya başlıyorlar. Bunu kim iddia ediyor, arayıp buluyorlar. Onlar da tabii camiin önünde sözleşen bir kaç duyarlı insan. Onlar şahitlik yapmak üzere yetkililerin huzuruna çağrılmış. Yetkili bu dedikodunun aslının olmadığını adı gibi biliyordu. Ama böyle bir durumda nasıl bunun yalan olduğunu söylesin. Papuç öyle ucuz değilmiş.

Neyse iddianın sahiplerinden birini odasına çağırmış ve Mustafa Kemal’in bu camiide namaz kıldığını görüp görmediğini söylemiş. O da evet buna şahidim demiş. Yetkili tekrar sormuş.

-Peki hangi vakitti bu?

Adam da ne bilsin, önce bocalamış ama sonra.

-Sabah namazında deyivermiş.

Yetkili demiş ki:

-Hele bir öğle veya ikindi deseydin, tutuklama emri hazırdı. Dua et ki sabah namazı dedin. Çünkü Mustafa Kemal Kayseri'ye akşam gelip sabah erkenden gitmişti.

Adam dışarı çıkmış ve sevinerek arkadaşlarına:

-Arkadaşlar beni Allah söyletti de sabah namazı dedim. Siz de öyle deyin. Çünkü M. Kemal Kayseri’de gündüz hiç bulunmamış.

Diğer arkadaşlar da öyle ifade verince, müze evin görüntüsünü bozuyor diye  yıkılmaya karar verilen gariban mescit birden kutsallık kazandı ve yıkılmaktan kurtuldu. 

O mescit bugün hâlâ dimdik ayakta.

31/7/2002

Apeldorn /Hollanda