(Mü’minlere bırakılan emânetleri anlatmaya devam ediyoruz.)
10-Hayvanlar
Rabbimiz Kur’an’da bir kaç âyette hayvanlardan bahsediyor.
Onların hem Allah’ın kudretinin delilleri olduğunu, hem de insanların faydasına sunulduğunu beyan ediyor. Buradan, hayvanların da emânet olduğunu anlıyoruz.
“Hayvanları da O yarattı. Onlarda sizin için ısıtıcı (şeyler) ve birçok faydalar vardır. Onlardan bir kısmını da yersiniz. Sizin için onlarda ayrıca akşamleyin getirirken, sabahleyin salıverirken, bir güzellik (bir zevk) vardır.
Bu hayvanlar sizin ağırlıklarınızı, ancak, canlara eziyet ederek varabileceğiniz bir memlekete taşırlar. Şüphesiz Rabbiniz çok şefkatli, pek merhametlidir.
Atları, katırları ve eşekleri binmeniz ve süslenmeniz için (yarattı). Allah şu anda bilemeyeceğiniz daha nice (nakil vasıtaları) yaratır.” (Nahl 16/5-8. Ayrıca bkz: (Mü’minûn 23/21-22. En’âm 6/142. Mü’min 40/79-81. Yâsîn 36/71-73)
Peygamber efendimiz, değil hayvanlara eziyet etmeyi, onları lanetmeyi, onlara sövmeyi bile müslümanlara yasakladı. (Ebû Dâvûd, Cihad/50 no: 2561)
Hayvanına eziyet eden birine; “Hayvanların yüzünü damgalayan veya onların yüzüne vuran kimselere lanet ettiğini duymadınız mı?” dedi. (Ebû Dâvûd, Cihad/52 no: 2564. Bir benzeri: Müslim, Libas/106 no: 5550)
“Allah, her varlığa iyi davranılmasını emretmiştir. Öyleyse canlı bir varlığı öldürmeniz gerektiğinde, bu işi can yakmayacak şekilde yapın. Bir hayvanı boğazlayacağınız zaman, ona eziyet vermeyecek güzel bir şekilde kesin. Bu işi yapacak olan kimse bıçağını iyice bilesin, hayvana acı çektirmesin.” (Müslim, Sayd/11(57) no: 5055. Ayrıca bkz. Ebû Dâvûd, Dahâyâ/11 no: 2814. Tirmizî, Diyât/14 no: 1409. Nesâî, Dahâyâ/22, 26, 27 no: 4410, 4416, 4417)
Peygamber Efendimiz koyun kesen bir adam görmüştü. Adam koyunu yere yatırdıktan sonra bıçağını bilemeye çalışıyordu. Rasûlüllah (sav):
“Hayvanı iki defa mı öldürmek istiyorsun? Onu yere yatırmadan bıçağını bilesen olmaz mıydı?” diye çıkıştı. (Hâkim, el-Müstedrek, Edâhi/47 no: 7563, 4/258, 233, Sahih kaydıyla)
11-Tabiat
Allah dünyamızı denge üzere yaratmıştır.
وَالسَّمَٓاءَ رَفَعَهَا وَوَضَعَ الْم۪يزَانَۙ ﴿7﴾ اَلَّا تَطْغَوْا فِي الْم۪يزَانِ ﴿8﴾
“Göğü Allah yükseltti ve mîzanı (dengeyi) O koydu. Sakin dengeyi bozmayın.” (Rahman 55/7-8)
“İnsanların kendi işledikleri (kötülükler) sebebiyle karada ve denizde bozulma ortaya çıkmıştır. Dönmeleri için Allah, yaptıklarının bazı (kötü) sonuçlarını (dünyada) onlara tattıracaktır.” (Rûm 30/41)
Günümüzde çevreyi (tabiatı) kirletenler bu muazzam emânete ve insanlığa ihanet içindedirler.
12-Eşler
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا قُٓوا اَنْفُسَكُمْ وَاَهْل۪يكُمْ نَارًا وَقُودُهَا النَّاسُ وَالْحِجَارَةُ عَلَيْهَا مَلٰٓئِكَةٌ غِلَاظٌ شِدَادٌ لَا يَعْصُونَ اللّٰهَ مَٓا اَمَرَهُمْ وَيَفْعَلُونَ مَا يُؤْمَرُونَ ﴿6﴾
“Ey mü’minler! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan cehennemden koruyun...” (Tahrim 66/6)
Rasûlüllah (sav) buyurdu ki: “Şüphesiz ki kıyâmet günü, Allah’ın en çok ehemmiyet vereceği emânet, kadın-koca arasındaki emânettir. Kadınla koca birbiriyle içli dışlı olduktan sonra, kadının sırlarını erkeğin yayması, o gün en büyük ihanettir.” (Müslim, Nikâh/21(123) no: 1437 (3542). Ebû Dâvûd, Edeb/37 no: 4870)
Peygamber (s.a.v) Veda Hutbesinde şöyle buyuruyor:
“Ey insanlar! “Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah’tan korkmanızı tavsiye ederim.
Siz kadınları, Allah’ın emâneti olarak aldınız ve onların namusunu kendinize Allah’ın izniyle helâl kıldınız.
Sizin kadınlar üzerinde hakkınız, kadınların da sizin üzerinizde hakkı vardır…” (Sîre, 4/250-252. Ahmed b. Hanbel 1/384, 453, 5:30, 262, 412. Müslim, 4/41-42. İbn-i Mâce, 2/1024-1025)
13-Çocuklar
Rabbimiz buyuruyor ki:
وَاعْلَمُٓوا اَنَّمَٓا اَمْوَالُكُمْ وَاَوْلَادُكُمْ فِتْنَةٌۙ وَاَنَّ اللّٰهَ عِنْدَهُٓ اَجْرٌ عَظ۪يمٌ۟ ﴿28﴾
“Bilin ki mallarınız ve çoluk çocuğunuz birer deneme aracıdır. Allah katında ise büyük bir mükâfat vardır.” (Enfâl 8/28)
“Mallarınız ve çocuklarınız ancak birer imtihandır; Allah katında ise büyük bir mükâfat vardır.” (Teğabun 64/15)
Peygamberimiz (sav) de şöyle dedi: “Hepiniz çobansınız ve hepiniz çobanlığınızdan sorumlusunuz. Devlet başkanı üstlendiği görevden sorumludur.
Kişi ailesinin koruyucusu ve eli altında olanlardan sorumludur.
Kadın, eşinin, evinin koruyucusu ve eli altında bulunanlardan sorumludur.
Hizmetçi, efendisinin malının koruyucusu ve eli altında bulunanlardan sorumludur.
Dikkat ediniz. Hepiniz çobansınız ve hepiniz çobanlığınızdan sorumlusunuz.” (Buhârî, Cuma/11 no:893, İstikraz/20 no: 2409, ‘Itek/2554, 2558, Vasaya/9 no: 2751, Nikah/82 no: 5188, 5200, Ahkam/1 no: 7138. Müslim, İmâre/5(20) no: 4724. Ebû Dâvûd, İmâre/1 no: 2928. Tirmizî, Cihâd/27 no: 1705)
14-Ebeveyn (anne-baba)
Anne-baba yaşlanınca, kendi kendilerini bakamaz duruma gelince artık evlatlara emanettir.
Evlatlar bir de ebeveynleri ile sınanırlar. Anne-baba, evlat için ya cennet ya da cehennemdir. Anne babasına hakkıyla bakıp iyi davrananlar cennet kazanır, tersi cehenneme götürür.
Allah, ana-babaya iyilik edilmesini emrediyor. (Nisâ 3/36. En’âm 6/151. Ankebut 29/8. Lokman 31/14).
Kur’an anne-babaya kızarak “öf” bile denilmemesini, onların incitilmemesini emrediyor. (İsrâ 17/23-24).
Ebu Hureyre anlatıyor: “Peygamber (s) bir gün: “Burnu sürtülsün, burnu sürtülsün, burnu sürtülsün” dedi. “Kimin burnu sürtülsün ey Allah’ın Resulü?” diye sorulunca şu açıklamada bulundu: “Ebeveyninden her ikisinin veya sadece birinin yaşlılığına ulaştığı halde cennete giremeyenin.” (Müslim, Birr/9 no: 6510. Tirmizî, Daavât/11, no: 3539)
15-Kızlar ve kız kardeşler
Çocuklar emânettir, ama kızlar daha çok emânettir ve Cenneti kazanma sebebidir. Zira kızlar babalrının veya kardeşlerinin evinde, evleninceye kadar misafirdir. Misafire iyi davranılır.
"Kim ki üç tane kız çocuğu yetiştirir, güzel terbiye eder, evlendirir ve onlara iyilikte bulunursa, o kişi için cennet vardır." (Ebû Dâvûd, Edep/120, 121)
“Her kim iki kız çocuğunu yetişkinlik çağına gelinceye kadar büyütüp terbiye ederse, kıyâmet günü o kimseyle ben şöyle yanyana bulunacağız." (Müslim, Bir/149. Tirmizî Bir/13)
Ebu Said el-Hudrî'nin naklettiğine göre Allah'ın Rasûlü şöyle buyurur: "Her kim kız çocukları yüzünden bir sıkıntıya uğrar da onlara iyi bakarsa, bu çocuklar onu cehennem ateşinden koruyan bir siper olurlar." (Buhârî, Zekât/10, Edeb/18. Müslim, Birr/47)
"Kimin üç kızı ve üç kız kardeşi veyahut da iki kızı veya iki kız kardeşi olup da geçimlerini güzel sağlar, onlar hakkında Allah'tan korkarsa, o kişi için cennet vardır." (Tirmizi, Bir/13)
16-Borçlar
Borçlar birer emânettir, süresi gelince ödenmesi gerekir, ödenmemesi emânete ihanettir. Borçları ödemenin gereği ile ilgili âyet yukarıda geçti. (Bakara 2/283) buyurmuştur.
17-Görevler, makamlar
Ücretli veya ücretsiz olarak üstlenilen bir iş ve görev emânettir. Bütün görevler, makamlar, vazifeler sadece birer emanettir. O emanet, vakti, yeri ve zamanı geldiğinde teslim edilir.
Bu iş ve görevin istenildiği şekilde ve en güzel biçimde yapılması gerekir, yerine getirilmemesi emânete ihanettir.
Kamu görevleri birer emânettir. Dolayısıyla atama ve iş verme konumunda olanların işleri ve görevleri ehil olanlara vermeleri gerekir, kamu görevlerinin ehil olanlara verilmemesi emânete ihanettir.
Dinî görevlerden her biri birer emânettir, bu görevlerin yerine getirilmesi gerekir, dini görevlerini mazeretsiz terk etmek emânete ihanettir.
18-Mü’minlerin sırları, şeref ve izzetleri
Hadislerde; yapılan vaadlerin, özel meclislerde konuşulan sözlerin, verilen sırların, âile mahremiyetinin birer emânet olduğu belirtilir. Emânete hıyânet eden kişiye hıyânetle karşılık vermek yasaklanmıştır (Ebû Dâvud, Büyû' 79; Tirmizî, Büyû'/38)
19-İslâm-Kur’an-Sünnet: En önemli emânet
Peygamber (sav) Vedâ Hutbesinde ümmetine önemli bir ‘emânet’ bırakmıştır. O şöyle buyuruyor:
“Size bir şey bırakıyorum ki, ona sarıldığınız müddetçe sapıklığa düşmezsiniz. O, Allah’ın Kitabı’dır.” (Müslim, Hacc/19147 no: 1218 (2950. İbni Mâce, Menâsik/84, no: 3074. Buhârî, Tecrid Ter. no: 1654). S. İbni Hişam, 4/251)
“Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu şaşırmayacaksınız: Allah’ın Kitabı ve Peygamberinin sünneti.” (Muvatta, Kader/3)
“Size iki şey bırakıyorum. (Bunlara tutunursanız) asla delâlete düşmezsiniz: Allah’ın kitabı ve sünnetim. Bu ikisi (kıyâmette) havza kadar ayrılmadan beraberce geleceklerdir.” (Hâkim, 1/93)
Bir başka rivâyette ise ümmetine Allah’ın ipi Kur’an ile Ehl-i Beytini (Ev halkını) emânet olarak bıraktığını bildiriyor (Müslim, F.-Sahâbe/4(36) no: 2408 (6225. Ahmed bin Hanbel, 5/181).
"Size iki şey bırakıyorum; onlara tutunursanız kurtulursunuz: Biri Kitabullah, biri Âl-i Beytim." (Tirmizî, Menâkıb/31 no: 3786. Ahmed b. Hanbel, 3/14, 17, 26)
20-Vedialar
Birisine geri alınmak üzere bırakılan eşyalar, rehin alınanlar, sahibi bulununcaya kadar buluntu eşyalarr, toplumun ortak kullanımına ait kamu malları bir emânettir.
Bunların korunması, yerinde kullanılması emânete riayet, tersi hiyanettir.
21-Vatan
Söylemeye gerek ki vatan denilen yeryüzü parçası orada yaşayanlara emânettir. Onu korumak, fitne, fesat, kavga, isyan, kaos, kamu malına zarar ile ve maddi pisliklerle kirletmemek, onu imar etmek vatan emânetini korumaktır.
Hüseyin K. Ece
08.05.2025
Zaandam