Login Form

Istatistikler

Gebruikers
209
Artikelen
1696
Weblinks
9
Artikelen bekeken hits
935697

BİR ANLAMDIR GÖRDÜĞÜN RESİM

Bir dağ başında rüzgarla konuşurken

Düşen çiğ damlası yüzüne

Dağ ötesi dağ, bu ne hal derken

Katlanır da şüpheler üstüste

Korku değil ama biraz tedirginlik

Eh biraz da tuhaflık biriken

Küt küt atan yüreğe damla damla

Burada bir başkadır manzara

Burada başkadır duygular

Dostların ve arkadaşların

Ahbapların, karındaşların ve kardeşlerin

Hesabı tutulmayan ilişkilerin

Sözlerin, kelimelerin lâfların

Alnına birikmiş ter gibi

Sıcak komşulukların

Bir hesabı bir benzeri

Toprağa tutunan kökleri gibi

Asılır yüreğine takıntıların

Asılır düşüncene pranga gibi

Burada bir başkadır bilesin mevsim

Burada anlamdır gördüğün resim

 

Görüyorsun ki gök yakın

Bulutlar bir misafir gibi geçerler

Sana selâm veren kuş

Bu dağların kralıdır

Minik cüssesine rağmen

Neden mi, çünkü o özgürdür

Bilmez misin özgürlük tabii bir güçtür

Burada ne ayağında zincir

Ne başında resmi şapka var

Ne üniforma taşıyor

Ne sanal taç giyme töreninde

Dağların göğsündeki her bir taş

Kral tacı gibidir

Yakışır dağlara

Her bir ağaç özgürlük anıtı

Esen rüzgar özgürlük şarkısıdır

Sen burada suyla ve havayla ve çimenle

Bir de özgün düşüncelerinle

Bakir niyetlerinle hayal perdesinde

Hür ve sonsuz oynarken

Mutluluk resmi yaparken yabani otlar

Bir başına kalsan da gülümsersin

İçin kıpır kıpır

Yanından mavi bir sergi yayılırken

Otların korosunu duyarsın

Sevinirsin bu ıssızlığa, bu sonsuzluğa

Burada sana gökyüzü bir nevresim

Burada anlamdır gördüğün resim

 

Şu uzakta görünen vadi

Semaya açılan bir umut kapısıdır

Varırsın kapısını çalarsın sevinçle

Sonra bir adım, bir adım daha

Öteye, sonsuzluk ülkesine

İçinin derinliklerine bir kuş tüyü gibi

Lokman yoldaşın gibi

Uzun deve kervanları arkadaşın gibi

En emin insan karındaşın gibi

Şehirlerin anasına selâm ile gider gibi

Vadinin ötesi vâhâ

Yeşillikler ülkesi

İrem bağları gibi salınan

Vadilerden vadilere

Dağ başında bir başına

Olduğuna aldırmayarak

Kuşa, ota, çiğ damlasına, sise

Yüreğe yığılan arsız düşlere

Bakarak umut aşılayarak ye’se

Umut taşıyarak kasvete

Biraz daha öteye, az daha öteye

Bakarak, vadilerdeki kapıları

Düşleyerek, hüzün kristallerini

Umut çiçeğine dönüştürerek

Denizine kavuşan nehir gibi

Annesinin kucağına düşen bebek gibi

Uzun gurbette dönen gurbetçi gibi

Zindan kapısından

Elinde berat yazısıyla

sevince adım atan mahkûm gibi

Hayatın en zor sınavında

Geçerli not alan öğrenci gibi

Kumların arasından dünyaya gelen

Sonra suya doğru yönelen

Masmavi bir kelebek benzeri

Bir kaplumbağa yavrusu gibi

Yer, gök, dağ, taş, bayır-bucak mütebessim

Burada anlamdır gördüğün resim

 

Anlamsız gelmesin sana bu hava

Şu vadi, şu dağlar, şu ova

Bu çevrende dönen manzara

Umutsuzluğu bırak bir kenara

Bir sen varsın burada, bir de hakikat

Bir sen varsın bir de gök; kat kat

Karşında hayali oynasa da korkunun

Kâbûsa dönse de hepsi uykunun

Bir benektir göğsünde âlemin

Bir imzadır alnında zemin

Bir muştudur çobanın türküsü

Bir tapudur taze gelinin örtüsü

Varsın ırmaklar denizlere doğru

Trenler karanlık dehlizlere doğru

Yürüsün gitsin, esef etme sakın

Yarına kadar sürecektir bu akın

Zaman nelere gebedir bilinmez

Zamanın imzası topraktan silinmez

Gelen gider, giden geriye bakmaz

Sular asla tersine akmaz

Herkes gitmesi gereken yere gider

Sormak gerek: İnsan ötede ne eder

Bir dağ başı ve sen yapayalnız

Düşlerinle başbaşa ve gökte binbir yıldız

Burada bir farklıdır her bir cisim

Burada anlamdır gördüğün resim

 

Elinde dünden kalma bir proğram

Ne dağa uygun ne mevsime

Neler yapacaktın bu plan ile

Neler olacaktı hesaba göre

Evdeki hesap çarşıya uymadı

Pratik teori gibi olmadı, anladın

Sen burada ve alnında çiğ damlası

Dağların başında sis

Kara bir gökyüzü ve uzak diyarlar

Elini uzatıp tutmak isterken

Hayallerin, hatta isteklerin

Hepsi bir gökkuşağı oluverir

Sen gidersin onlar da gider

Ta akşama kadar koşarsın da

Bir türlü ele geçmez gökkuşağı

Sonra yorulursun da takatin kalmaz

Çöküverirsin olduğun yere

Bir ak sakallı dede baş ucuna bitiverir

Der ki: “Ey oğul, eldeki tek topal kuş

Daldaki bin kuştan daha iyidir

Yüzleştiğin bir hakikat

Okyanus genişliğinde hayalden yeğdir

Hayatı gerçeği ile oku”

Sonra sis dağılır, çiğ azalır

Çoban sürüsüyle eve döner

Kuzular sevinir anne sevinir

Sen de mutlu olursun

Anlarsın burada bir başkadır her kesim

Burada anlamdır gördüğün resim

 

Hüseyi K. Ece

17.10.2016

Zaandam