Login Form

Istatistikler

Gebruikers
209
Artikelen
1617
Weblinks
9
Artikelen bekeken hits
703891

AİLEDE GEÇİNMEYİ SAĞLAYAN PRENSİPLER

Ailede sulh (barış) konusunda bir ders

Hüseyin K. Ece

25.12.2011

Zaandam Ayasofya Cami

 

 

  • Giriş

Eşler arasında anlaşmazlık, niza/çekişme, kavga olabilir. Ama bu şiddtlie kavgaya, şidddtli geçimsizliğe, yani savaşa dönüşmemeli. Yuvanın yıkılmasına sebep olacak noktaya varmamalı.

Belki bazıları “dikensiz bir gül bahçesi” düşleyerek hayal kırıklığına uğrayabilirler. Bazıları da evliliği sürekli kavga ortamı zannedebilirler. Böyleleri “böyle gelmiş böyle gider” havasına girip daha iyiyi bulmak, problemi çözmek için bir çabada bulunmazlar.

Halbuki dalgasız deniz ve dikensiz gül bahçesi olmaz. İnsanın olduğu yerde mutlaka sorun, anlaşmazlık, çekişme, kavga olur.

Öyleyse sorunlara hazırlıklı olmalı, her problemin çözümü olduğuna inanmalı. Sorunlar karşısında akıllı, kurnaz ve yapıcı olmalı.

 

1-Müslüman eşler evlerini ‘daru’s-selam-dünyada esenlik yurdu’ yapmak  zorundadırlar.

Kişi evlenmişse, hem aile hayatına alışmalı, hem de eşiyle hoş geçinmek zorunda olduğunu bilmeli. Bunu yapadığı için karşı tarafı suşlayanlar bir şey kazanamazlar. Ya da hemen ayrılmayı gündeme getirenler, kendilerine de ailelerine de iyilik etmezler.

Diyelim ki bir kimse birinci eşiyle geçinemediği için ayrılmayı düşündü. Peki böyle birinin ikinci eşiyle daha iyi geçineceğini, daha mutlu olacağını kim garanti edebilir ?

Bir bina yıkıldığı zaman geriye enkaz kalır. Ya  hatıralar, geride kalan çocuklar, duygular, hevesler aile binasının enkazı altında kalırsa… Bu sonraki evliliğe etki etmez mi ?

 

2-Geçimsizlik varsa sebepleri bulunmalı

Eşler arasındaki geçimsizliğin tek sebebi vardır: Geçinmeyi bilmemek dense yanlış olmaz. Bu da ya bilgisizlik, ya ahlaksızlık, ya diktatörlük, ya da akılsızlıktır.

Bilgisizlik ; kimileri evlik hakkında yeterli sahip değil. Herkes evleniyor, hadi biz de evlenelim. Halbuki bu konuda İslami ve insani prensipler öğrenilse karı-koca daha iyi geçinmeyi bilirler.

Ahlaksızlık ; böylelerinin imanı zayıf,  kırmızı çizgisi yok, ahiret bilinci  yok. Böyleleri hevalarına uyarlar. Onların olduğu evlerde geçimsizlik olur.

Dikatatörlük ; bu tipler hükmetmek isterler. Asar keserler, dışarı karşı kedi eve karşı aslandırlar. Merhametsiz ve sorumsuzdurlar.

Akılsızlık ; bazılarının aklı vardır ama işe yaramaz. Zararı ve karı bilemez.

Bir evde geçimsizlik varda eşler oturup bunu sebeplerini olgun iki insan gibi aramalılar.

Erken teşhis hastalığı önler.

Tedbir almak ilaç almaktan daha iyidir.

 

3-Eksikliklerde karşı tarafı suçlamak geçimsizliği artırır

« Hep onun yüzünden oluyor » iddiası, kibirli veya kendini beğenmişlerin tavrıdır.

Böylelerinin acaba geçinmeye niyetleri var mı ?

Ne yapmak istiyorlar ?

Eşini suçlayarak ne elde etmek istiyorlar ?

Eşin dırdırından şikayet eden « acaba eşim niçin dırdır  ediyor ? » diye   kendine sormalı. « Acaba ben mi sebep oluyorum » diyebilmeli.

Bunun bir kusur , bir eksiklik olarak görenler, eşlerinin iyi taraflarına bakabilirler.

Aile hayatında eşler öncelikle kusuru kendilerinde ararlarsa çözüme daha kolay yaklaşılır.

Nefis ve şeytan hatayı hep başkalarında görmemizi öğütler.

Ya hata bizde ise ???

 

4-Empatiyi kullanmak her zaman faydalıdır

Karı-koca eşine kendi bakış açısından değil, objektif bakmalılar. Yoksa karşıdakini duygusal davranıp yanlış değerlendirmek mümkün. Böyle bir bakış açısında bencillik, tarafgirlik, haksızlık olabilir.  Siz değil, eşiniz haklı olabilir.

 Böyle durumda son derece etkili empati metodunu kullanmak en isabetlisisidir. Her ne kadar zor olsa da kendimizi eşimizin yerine koyup öyle düşünmek, bize çözümün kapılarını açacak, anlaşmazlıkları en aza indirecek, bizde değişikliğe yol açacaktır.

Siz kendiniz, « ben böyleyim, ben şöyleyim, ben iyiyim, ben her şeyi doğru yapıyorum » diyebilirsiniz. Ama bir bakalım siz eşiniz tarafından nasıl görülüyorsunuz ? Acaba o sizi nasıl algılıyor ?

Fedakârlık tek taraflı olmaz.

« Ben her şeye rağmen katlanıyorum » diyorsanız, unutmayın ailede diğerleri de katlanıyor.

Ama konu kimin çok katlandığı değil, ailenin saadetidir. Eşin çekilmez bir kimse ise, sen de çekilmez bir kimsesin. Öyleyse bu gibi yargılardan uzak durmak gerekir.

 

5-Eşi tanımak

Eğitimde, insanlarla işbirliği yapmada, bir yola gitmede en önemli unsurlardan biri de insanları iyi tanımaktır.

Aile de böyledir. Eşler birbirlerini iyi tanımalılar. Mükemmel tarafları, eksik tarafları, kabiliyetleri, zaafları, duyguları, psikolojik yapısı, hevesleri, tutkuları ve zevkleri, davranışları vs.nasıl ?

Neden hoşlanıyor, neden hoşlanmıyor ?

Neye kızıyor, neye seviniyor ?

Ne ile huzur buluyor, neden huzusuz oluyor ?

Eşinin kişilik yapısını iyi tanıyan ona nerede ve nasıl davranacağını iyi bilir. Bir sorun olduğu zaman da o sorunu nasıl ele almasını gerektiğini iyi kestirir.

Eşi tanımak bir avantaj ve iyi bir metodtur. Yerli yerince kullanmak gerekir.

Şu kuralı unutmamak gerekir:

Eşinin kendisine nasıl davranmasını isteyenler, onlara ona öyle davranmalılar.

 

6-Seviyeli muhavere

Kaliteli kimselerin konuşması da, fikir teatisi de, tartışması da seviyeli ve yapıcı olur.

Müslümana da kalite yakışır.

Ailedeki sorunlarla ilgili bazen konuşmak /istişare etmek, bazen fikir alış verişinde bulunmak, bazen de tartışmak gerekir.

Ailenin mutluluğu ve selameti için tartışmaktan korkmamak gerekir. Ancak tartışma mahalle kavgasına benzememeli, sonuşta kavgaya dönüşmemeli, olgun ve yapıcı olmalı.

Seviyeli bir diyaloğ ve tartışma ailedeki iyi geçim anahtarlarından biridir.

Üstelik seviyeli diyaloğ eşlerin birbirlerini iyi tanımnalarına sebep olur.

Hele hele sorunu bağırma, çığrtkanlık, afra tafra numaraları ile çözmeye kalkanlar yanılırlar.

 

7-Geçimsizliği azaltmak için şiddet kullanılmaz

Eşler Allah’ın bir emanetididr. Eğer Rabbimiz bizi adam yerien koyp da bir şey emanet etti ise buna şükretmek gerekir. İman ile emin olan mü’min emaneti korur. Ona haksızlık etmez, ona zulmetmez, ona gözü gibi bakar.

 Eşlerin birbirlerini korumaları gerekir. Buna rağmen eşine zarar vermeye kalkanlar emaneti korumayanlardır.  Yabancı birisi eşine kötü söz söylese veya vursa, canını ortaya koyarcasına ona karşı koyar. Öyleyse başkasına yasak olan bir şey diğer eşe de yasaktır.

Unutmamak gerekir akıllı insanlar dilleriyle,  akılsızlar da yumruklarıyla ve boynuzlarıyla konuşurlar.

 

8-İş ve meşguliyet geçimsizliğe sebep olabilir

Bazı ailevî problemler, eşlerin işiyle aşırı ilgilenerek ailesine fazla zaman ayırmamasından kaynaklandığı bir gerçektir. Böyleleri o kadar çok meşgul olurlar ki evde bir eşleri olduğunu unuturlar.

 Eşlerin görüşememesi, diyalogsuzluğa yol açıyor. Birbiriyle konuşamayanlar, duygu, düşünce ve beklentilerini ifade edemzler. İletişim kanalları kapalı olduğu zaman da, sûizanlar, şüpheler, tahminler ortaya çıkabilir.

Buna göre eşlerin birbirine yeterli zaman ayırmaları, birbirleriyle yeterince ilgilenmeleri az probleme yol açar. Poblemden sonra da bu ilgiler ilişkiyi tamir edebilir.

 
9-Eş için arkadaş, dert ortağı, hatta doktor olunabilir

Herkesin kendine göre bir derdi, sıkıntısı olabilir. Herhangi bir sebepten dolayı strese girebilir. Hatta bazı eşlerin psikolojik sorunları olabilir.

Böyle durumlarda eşler birbirine sabredecek, verdiği yorgunluklra tahammül etmeli, bazı sıkıntıları anlayış karşılamalı. Stresini azaltma, psikolojik sıkıntısı giderme konusunda ilk dokturu olmalı. Hastanın ilk doktoru elbette kendisidir. Kimileri bu rolünü iyi yapamadığı için ona eşi yardımcı olmalıdır. Aile arabasının kullanan eşilerdir. Onların soförrlüğünün kalitesi aile arabaysını hedefine kazasız belasız götürür.

Unutmamak gerekir ki her sıkıntınıyı giderecek bir sebep, her hastalığı iyi edecek bir ilaç mutlaka bulunur. Allah her derdin dermanını yaratmıştır.

Kaldı ki bize göre musibet olan bir çok şey belki de bizim için hayırdır. 

 

10-Eş olmanın sorumluluğu taşınmalı

Eşlerin birbirine karşı sorumlu olduğunu unutmamak gerekir. Evlilik bir eşya almaya benzemez ki hemen değiştirmeyi düşünelim.

Eşlerden biri diğerine kızdığı zaman onun  değerini unutmamalı.Hemen onu yerin dibine batırmamalı, bütün kusurlarını sayıp dökmemeli. birbirlerinin toplum içindeki yerini ve yarınını da düşünmeliler. Herkes eşinin toplum içinde alnı ak ve sevinçli olmasından mutluluk duyar.

Eşler öncelikle verici olmalı. Ondan sonra  karşı taraftan bir şey bekleme hakkı olsun.

 

11-Teenni ile hareket etmeli

Peygamberimizi (sav) ; « Acele etmek şeytandan, teenni ile hareket etmek Rahman’dandır » buyurmuştur.

İslam hukukuna göre bir kimsenin suçlu oluşu isbat edilinceye kadar o masumdur.

Bu ilkeler eşler arasındaki ilişkilerde de geçerlidir. Eşler, hoşlarına gitmeyen bir şey olduğu zaman, ya da bir şey istedikleri zaman olmadığında hemen karar vermemeli, karşı tarafı suçlamamalı. Sorup öğrendikten sonra karar vermeli. Bu gibi acele etmeler insanı her zaman yanıltır.

 

12-Geçimsizlik halinde kime başvurmalı

Sorun olduğu zaman Kur’an, Sünnete ve sizden olanlara danışmalı. Oralarda mutlaka cevap bulunur.

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ أَطِيعُواْ اللّهَ وَأَطِيعُواْ الرَّسُولَ وَأُوْلِي الأَمْرِ مِنكُمْ فَإِن تَنَازَعْتُمْ فِي شَيْءٍ فَرُدُّوهُ إِلَى اللّهِ وَالرَّسُولِ إِن كُنتُمْ تُؤْمِنُونَ بِاللّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ ذَلِكَ خَيْرٌ وَأَحْسَنُ تَأْوِيلاً {59}

« Ey iman edenler! Allah'a itaat edin. Peygamber'e ve sizden olan ulü’l-emre (idarecilere) de itaat edin. Eğer bir hususta anlaşmazlığa düşerseniz Allah'a ve ahirete gerçekten inanıyorsanız onu Allah'a ve Resul'e götürün (onların talimatına göre halledin); bu hem hayırlı, hem de netice bakımından daha güzeldir. »  (Nisa, 4/59)

وَإِنْ خِفْتُمْ شِقَاقَ بَيْنِهِمَا فَابْعَثُواْ حَكَماً مِّنْ أَهْلِهِ وَحَكَماً مِّنْ أَهْلِهَا إِن يُرِيدَا إِصْلاَحاً يُوَفِّقِ اللّهُ بَيْنَهُمَا إِنَّ اللّهَ كَانَ عَلِيماً خَبِيراً {35}

“Eğer karı-kocanın aralarının açılmasından korkarsanız, erkeğin ailesinden bir hakem ve kadının ailesinden bir hakem gönderin. Bunlar barıştırmak isterlerse Allah aralarını bulur; şüphesiz Allah her şeyi bilen, her şeyden haberdar olandır.” (Nisa, 4/59)

13-Ev hayatı ile ilgili bilgilenmek

Geç kaldım demeden mümkün olduğu kadar aile hayatıyla ilgili ders takip etmek, kitap okumak faydalıdır. Zira insan her şeyi bilemez. Bildiklerini unutabilir. Ya da bildiklerini yerinde uygulayamaz. Bilgileri tazelemekte fayda var.