Login Form

Istatistikler

Gebruikers
209
Artikelen
1651
Weblinks
9
Artikelen bekeken hits
878745

İnsanın hata yapabileceği ve tevbe hakkında bir hadis

Ebu Eyyub (R.a) anlatıyor: "Resûlullah (S.a.v) buyurdular ki: "Eğer siz hiç günah işlemeseydiniz, Allah Teâla hazretleri sizi helak eder ve yerinize, günah işleyecek (fakat tevbeleri sebebiyle) mağfiret edeceği kimseler yaratırdı." (Müslim, Tevbe/9 no: 2748. Tirmizi, Da'avat/105 no: 3533)

Oruç tavsiyesi hakkında bir hadis

Ebu Ümâme (ra) anlatıyor: "Ey Allah'ın Resülü dedim, bana öyle bir amel emret ki (yaptığım takdirde) Allah beni mükâfaatlandırsın.''

"Sana dedi, orucu tavsiye ederim, zira onun bir eşi yoktur." (Nesâi, Sıyam/43)

Duanın kabulü ile ilgili bir hadis

Ebû Hüreyre (ra) anlatıyor: "Resûlullah (sav) buyurdu ki:

"Allah'a duayı, size icabet edeceğinden emin olarak yapın. Şunu bilin ki Allah (cc) (bu inançla olmayan ve) gafletle (başka meşguliyetlerle) oyalanan kalbin duasını kabul etmez." (Tirmizî, Daavât/66.(3474))

Duanın ibadetin özü olduğu konusunda bir hadis

Nu'man İbnu Beşîr (ra) anlatıyor:

"Resûlullah (sav): "Dua ibadetin kendisidir" buyurdular ve sonra şu âyeti okudular. (Meâlen): "Rabbiniz: ''Bana dua edin ki size icâbet edeyim. Bana ibadet etmeyi kibirlerine yediremeyenler alçalmış olarak cehenneme gireceklerdir" buyurdu." (Gâfir 60). Tirmizî, Tefsir, Gâfir, (2973).  Ebû Dâvud, Salât/358, (1479). Metin Tirmizî'ye aittir.)

Kalplerin Rahman'ın iki parmağı arasında olması hakkında bir hadis

Enes (ra) anlatıyor: "Resülullah (sav) şu duayı çok yapardı:

"Ey kalbleri çeviren Allahım! Kalbimi dinin üzerine sâbit kıl!" Ben (bir gün kendisine):

"Ey Allah'ın resûlü! Biz sana ve senin getirdiklerine inandık. Sen bizim hakkımızda korkuyor musun?" dedim. Bana şöyle cevap verdi: "Evet! Kalpler, Rahmân'ın iki parmağı arasındadır. Onları istediği gibi çevirir."  (Tirmizi, Kader/7, (2141))

Allah'ın her günahı affedebileceği hakkında bir hadis

Hz. Enes (ra) anlatıyor: "Resûlullah (sav) buyurdu ki:

"Allah (cc) diyor ki: "Ey Ademoğlu! Sen bana dua edip, (affımı) ümid ettikçe ben senden her ne sâdır olsa, aldırmam, ben seni affederim.

Ey Ademoğlu! Senin günahın semanın bulutları kadar bile olsa, sonra bana dönüp istiğfar etsen, çok oluşuna bakmam, seni affederim.

Ey ademoğlu! Bana arz dolusu hata ile gelsen, sonunda hiç bir şirk koşmaksızın bana kavuşursan, seni arz dolusu mağfiretimle karşılarım."  (Tirmizi, Da'avat/ 106, (3534))