Login Form

Istatistikler

Gebruikers
106
Artikelen
1570
Weblinks
9
Artikelen bekeken hits
567944

TEHECCÜD

‘Teheccüd’ kelimesinin aslı ‘hücud’ köküdür. ‘Hücud’ sözlükte, uyku demektir.

‘Teheccüd’, kelime anlamıyla, uykuyu gidermek, birini uyandırmak demektir. Din dilinde ‘teheccüd’, uykuyu feda ederek ibadet  ve Kur’an’la meşgul olmak için uyanmak, kalkmak demektir. Bu anlamda ‘teheccüd’, Kur’an okuyarak geceyi değerlendirmektir.

Peygamberimiz, teheccüdü genellikle namaz kılarak yerine getirdiği için, gece namazına ‘teheccüd namazı’ denilmiştir. ‘Teheccüd’ denilince de artık bu namaz hatırlanmaktadır.

Kur’an şöyle diyor:

“Gecenin bir kısmında kalk, sana ait bir nafile olarak onunla (Kur’an’la) namaz kıl. Umulur ki Rabbin seni övülmüş bir makama (makam-ı mahmuda) ulaştırır.” (17/İsra, 79)

Buradaki emir Peygamberimizedir. Peygamberimiz de bu namazı veya gece ibadetini vefat edinceye kadar hiç terketmemek üzere yerine getirmişti. Hatta hasta olsa bile bu namazı kıldığı rivayet ediliyor. (Ebu Davud, Kıyamu’l Leyl/2, Hadis no:1307, 2/32)

İslâm alimleri gece ibadetinin Peygamberimiz için farz, müslümanlar için nafile olduğunu söylemişlerdir.

Gece ibadetinin ‘teheccüd’ olabilmesi için, biraz uyuduktan sonra kalkılması gerekir. Bu, uykuyu Allah’ı zikir, Kur’an okuma ve namaz için feda etmektir.

Gecenin sessizliği içerisinde Rabb ile kul ilişkisini yakalamak ‘teheccüd’ ile mümkün olabilir. Herkesin uyuduğu bir saat, uyanık bir mü’min için Allah’a yakınlaşma, O’na içten dua etme, O’ndan af isteme fırsatıdır. ‘Teheccüd’, bütün gösterişlerden uzak, günlük uğraşıların çok çok uzağında, samimi bir şekilde, ihlas anlayışı ile Allah’a bağlılığın gösterildiği özel bir ibadettir. Şüphesiz bu ibadet insan ruhunun yücelmesinde önemli bir rol oynar.

Bir başka âyette “Namaz için yanlarını yataklarından uzaklaştıranlar, Allah’tan korkup-sakınarak dua edenler” övülmektedirler. (32/Secde, 16-17)

Peygamberimiz buyuruyor ki:

“Ramazan ayından sonra en faziletli oruç (ayı), Allah’ın ayı olan Muharremdir. Farz namazlardan sonra en faziletli namaz da gece namazıdır.” (Müslim, Sıyam/38, Hadis no: 1163, 2/821. Ebu Davud, Savm/55, Hadis no:  2429, 2/323. Tirmizî, Salat/324, Hadis no: 438, 2/301. Nesâî, Kıyamu’l Leyl/7. nak. K. Sitte, 13/145)

“Allah, geceleyin kalkıp namaz kılan ve hanımını da uyandıran, hanımı kalkmak istemediği zaman yüzüne su serpen kula rahmetini bol kılsın. Allah, geceleyin kalkıp namaz kılan, kocasını da uyandıran, kocası kalkmak istemediği zaman yüzüne su serpen kadına da rahmetini bol kılsın.” (Ebu Davud, Salat/Hadis no:1308, 2/33.  Nesâî, Kıyamu’l Leyl/5. nak. K. Sitte, 9/309. H. İbadetler Ans. 4/280)

“Size geceleyin kalkmayı tavsiye ederim. Çünkü o, sizden önceki salih kimselerin adeti idi; Rabbinize yakınlık, günahlardan koruyucu, kötülüklere kaffaret, bedenden hastalığı kovucudur.” (Tirmizî, Daavât/102, Hadis no: 3549, 5/552 .)

Bir kaç rivayette Peygamberimizin teheccüd namazlarını uzun kıldığını ve ayakları şişinceye kadar ayakta (kıyamda) durduğunu, “Allah senin gelmiş ve gelecek bütün günahlarını affetmiştir, niçin böyle yapıyorsun?” sorularına; ‘şükreden bir kul olmayayım mı?’ cevabını verdiğini okumaktayız. (Müslim, Sifatu’l Munafikîn/18, Hadis no: 2820, 4/2172. Buharî, Tefsir/485 (Feth), 6/169.)

Teheccüd namazı iki rek’at kılındığı gibi, güç yeterse daha fazla da kılınabilir.

Gecenin yarısından sonra uyanılması ve teheccüd yapılması daha uygun görülmüştür.

Peygamberimizin teheccüd namazında şöyle dua ettiği rivayet ediliyor:

“Ey Rabbimiz olan Allahım! Gökleri, yeri ve içinde olanları ayakta tutan sensin. Hamd sanadır. Sen göklerin, yerin ve bunların içinde olanların nurusun. Hamd sanadır. Sen göklerin, yerin ve bunların içinde bulunanların gerçek sahibisin. Hamd sanadır. Sen Hakk’sın, va’din (verdiğin söz) gerçektir. Cehennem gerçektir, Cennet gerçektir. Peygamberler gerçektir, Muhammed gerçektir. Kıyamet saati gerçektir. Ey Allah’ım! Sana teslim oldum, Sana inandım, Sana güvendim, Sana yöneldim. Sana dayanarak (düşmanlara) karşı geldim. Senin hükmüne uydum. Benim şimdiye kadar geçmiş günahlarımı da bundan sonrakileri de, açığa vurduklarımı da, gizledikerimi de bağışla…” (Buharî, Teheccüd/1, 2/60, Daavât/9, 8/86. Müslim, Salatu’l Musafirîn/36, Hadis no: 769, 1/532. Ebu Davud, Salat/Hadis no: 771, 1/205.  Muvatta, (Tenvir’ul Havalik), Salat, 1/217. Tirmizî, Daavât/29, Hadis no: 3418, 5/481. Nesâî, Kıyamu’l Leyl/9. nak. K. Sitte, 7/45)

Hüseyin K. Ece

İslamın Temel Kavramları kitabından. Sayfa: 707-708