1.

Gözlerin yaşarır mı, o günleri andıkça;

takılma; keşkesini, oysasını düşünme

Sağlam dayanak bulmak var iken, yaşlandıkça

Devrek’in bastonunu, asasını düşünme

 

Giysi gibi yıpranır her genç ve güçlü beden

Sormaya fırsat kalmaz belki, nasıl ve neden

Hazır olmaktır sana düşen, ecel gelmeden

Âb-ı hayat düşünü, kıssasını düşünme

 

Unutma, belli ömrü olur kışın, baharın

Bilmek mümkün mü dünya nereye gider yarın

Kanaat et; başında aç ve hain kurtların

toplandığı ganimet masasını düşünme

 

Önemsiz, deseler ki; ilerici, gerici

Herkese göre farklı şeyler şirin, hoş, cici

Görmez misin her şey fâni, gelip geçici

Bu dünyanın gamını, tasasını düşünme

 

Ne kötü bir rütbedir (şöhrettir) tilkilik, dalavere

İnsana şeref vermez övünülen şecere

Bir bak yanında ne var, giderken ötelere

Şirketin hiç dolmayan kasasını düşünme

 

Deveyi mağlup eder, belki minik bir böcek

Unutma, saraylara yuva yapar örümcek

Gün gelince, senin de üstüne örtülecek

merteğin uzununu kısasını düşünme

 

Söylemeye gerek yok, bir gün vakit dolacak

Neye sahipsen hepsi varislere kalacak

Sen orda ise yarar şey biriktirmeye bak

mezarın adresini, arsasını düşünme

 

2.

Dostum elbet günün birinde giyeceksin;

Kefeninin yenini, yakasını düşünme

Hele bir bak aynaya, kimsin, nesin, necisin

Sırtındaki urbanın markasını düşünme

 

Hayat böyle, yer gibi; düz, tepe, ova, çukur

Bahar savuşup gider, yaz sarı eylûl olur

Aklına geliyor mu, insan neyle kurtulur

Cincilerin tılsımlı muskasını düşünme

 

Bak, o çok unutulan gerçek gelir âniden

Yanıltabilir, yaşamak ölümü düşünmeden

Nasıl olduysa babadan sana intikal eden

dedenin eski püskü hırkasını düşünme

 

Berat belgesi yoktur, bayramda ve kandilde

Yürekten çıkıp gelir, işte ne varsa dilde

Aldırma, hayat devam edecek bir şekilde

Sen gittikten sonra arkasını düşünme

 

Can emânet değil mi, teslim edilir bir gün

Bu günün sonrasını tahmin etmek ne mümkün

Az sonra ötelere edileceksin sürgün

Irmağın derinini, yufkasını düşünme

 

Ümitsiz olma, sonu vardır her ızdırabın

“Yürüyüşün mu’tedil olsun” diyor kitabın

Kim nesini düşünür, hak edilmiş azabın

boşuna zincirini, halkasını düşünme

 

Ne cevap vereceksin, ne yaptın emâneti

Unutur musun bazen, o dehşet kıyâmeti

Gayret et, kazanmaya çalış sonsuz cenneti

Oranın hûrisini, sakasını düşünme

 

Bilmez misin, hayat bir oyun imiş esasen

Ya da hayâl gibi, bir kaç mevsimlik mizansen

Kim neyin sevdalısı olacaksa olsun; sen,

rahmete kavuşmaktan başkasını düşünme

 

22.12.2021

Rotterdam