Can, senin hasretini giydiğim günden beri
İçim ısındı, dışım bir bayrama kavuştu
Yalnızlıktan yorulan şu yarım yüreğim mi?
Kanatlanmadan uçan, tam acemi bir kuştu
Can, senin hasretini giydiğim günden beri
İçim ısındı, dışım bir bayrama kavuştu
Yalnızlıktan yorulan şu yarım yüreğim mi?
Kanatlanmadan uçan, tam acemi bir kuştu
Seni ellerinden tanıdım önce
Bir evren gibi konuk oldunuz bana
Pencereler açıktı, gökyüzü açıktı
Utanmıyordu duygular hiç
Ali İbnu'l-Huseyn, Ebu Hureyre'den naklediyor: Resûlullah (sav) buyurdu ki:
"Kişinin mâlâyâni şeyleri terki İslâm'ının güzelliğinden ileri gelir." (Tirmizi, Zühd/11 no: 2318, 2319. Muvatta, Hüsnü'l-Hulk/3. 2/903)
Su ucu bucağı görünmeyen çöl var ya
Önüne kumlardan bir serap sürse de
Her tepenin ardında ne var biliyor musun
Hangi vâhânın saklı olduğunu duydun mu
Ebu Sa'idi'l-Hudri (ra), Resûlullah'tan (sav) anlatıyor:
"Ademoğlu sabaha erdimi, bütün azaları, dile temenna edip: "Bizim hakkımızda Allah'tan kork. Zira biz sana tabiyiz. Sen istikamette olursan biz de istikâmette oluruz, sen sapıtırsan biz de sapıtırız!" derler." (Tirmizi, Zühd 61 no: 2409)