-Ne lüzum var, Allah yolunda, vatan uğrunda can vermeye. Bu kadar kolay bir yolu varken şehîd olmanın... Üstelik bir defa değil, bir seferde 12.000 (oniki bin) defa…
Ben demiyorum, eski bir kaynak diyor.
-Ne lüzum var, Allah yolunda, vatan uğrunda can vermeye. Bu kadar kolay bir yolu varken şehîd olmanın... Üstelik bir defa değil, bir seferde 12.000 (oniki bin) defa…
Ben demiyorum, eski bir kaynak diyor.
İslâm inancına göre ilk insan ve ilk peygamber.
Kur’an’dan anlaşıldığına göre, Allah (cc) yeryüzünü şekil, bitki ve hayvan varlığı açısından tamamladı. Bir anlamda insanın hayatını devam ettirebileceği bir duruma getirdikten sonra insanı yaratmayı istedi.
Bugün bir kısa video izledim. Güleyim mi, şaşırayım mı, esef mi edeyim? Bilemedim. “Bu kadar da olmaz” dedirten bir konuşma.
Allah (st) şöyle buyuruyor:
“Ey iman edenler! Cuma günü namaza çağırıldığı (ezan okunduğu) zaman, hemen Allah'ı anmaya (zikretmeye) koşun ve alış verişi bırakın.
Biyoğrafi serisinden yayınlanan ikinci kitap bir ilim adamının, İslâm dünyasının hadis konusundaki otorite ismi İmam Buhari’nin hayatını inceliyor. Neredeyse ömrünün tamamını, bütün bir İslâm coğrafyasında hadis araştırmakla geçirmiş bu büyük alimin hayatını Hüseyin K. Ece kitaplaştırmış.
Bir arkadaş geçen sene whatsapp'tan şöyle bir hikaye paylaştı. Kaynağını sordum. O da bir Arapça metnin resmini gönderdi. Ben de aşağıdaki değerlendirmeyi yaptım. Ama önce bu uyduruk hikayeye bakalım:
Ya da kadim bir zaaf: YANLIŞLARI DOĞRU ZANNETMEK
Son gülerde sosyal medyada hz. Hadice annemizle ilgili bir rivâyet paylaşılıyor.
Bu âyette Allah (cc) müslümanlara haram kılınan hayvanların bir kısmını ve bazı haramları açık bir şekilde sayıyor. Arada bir istisna var.
Tv’leri fazla izleyemiyorum. Hangi kanalın ne dediğini de pek bilmem. Ama geçenlerde Türkçe kanallarda ne var ne yok diye bakarken gözüme bir tv kanalının ekranında şöyle bir yazı ilişdi (doğrusu kanalın adını unuttum):
Muhterem ve iyi niyetli bir kadeşimiz facebook’ta hızırla ilgili bir hikâye paylaştı. Altına şöyle ekledim.
Yıllar önce birisi e-mail adresime şöyle bir hikâye (menkibe) gönderdi. O, sanki olay gerçekten olmuş gibi fiillerde hep ...di, ...dı kullandı. ...miş'ler, ...mış'lar bana ait.) Özetle...